Tacize Karşı Mor İğne

Bianet’den sevgili Emine Özcan’ın Mor İğne kampanyasını anlattığı yazının bir bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Mahallede LGBTİ Ekibi olarak, sokaklar, meydanlar hepimizin diyerek Mor İğnelerimizi erkek egemen sisteme tekrar ve tekrar hatırlatıyoruz.

 

 

 

2 Kasım’da Kadıköy-Karaköy vapurunda bir kadının “Şu elimde görmüş olduğunuz mor iğne…” diye bağırmasıyla başladı.

Bağıran Filiz Karakuş‘tu. Karakuş’tan dinliyoruz:

“1989’un Şubat ayında feminist bir haftasonu toplantısı düzenlendi. Bu hafta sonunda Türkiye’nin çeşitli illerinde ‘sarkıntılığa’ karşı kampanya kararı alındı. -Kadınların Kurtuluşu bildirisi de o toplantı da ortaya çıkmıştır- İstanbul’da da bir kampanya yapmak istedik. Tartışmaya başladık. Mesela ‘sarkıntılık’ yerine ‘cinsel taciz’ kavramını ilk o zaman kullanmaya başladık.”

Karakuş bu tartışmalarda kadınların “tacize sadece tanıdık olmayan kişilerce mi uğranır?”, “Aile içi cinsel şiddet nedir?”, “Kocasıyla sevişmek istemediğinde bu isteksizliği dikkate alınmayan kadın tecavüze uğramış olmaz mı?” gibi pek çok sorgulamayı da yaptıklarını not düşüyor.

O toplantılarda ortaya çıkan ilk sloganlar şöyleydi:

“Giysim sarkıntılığa davetiye değildir!”, “Geceler ve sokaklar kadınların da hakkı!”,”Sarkıntılık gözle, elle, sözle tecavüzdür”, “Birimize yapılan sarkıntılık hepimize yapılmıştır”, ”Sarkıntılığı örtbas etme, teşhir et!”, “Utanma haykır, susma iğneyi batır!”

 

 

 

 

Mor iğneye gelince

Karakuş “Saadet isminde bir arkadaş önermiş. Batırmak için değil sarkıntılığın utancının bize ait olmadığının, kendimizi savunabileceğimizin, susmayacağımızın, teşhir edeceğimizin sembolüydü. Kadın Kültür evinde toplaşıp mor boncuk, kurdelelerle yüzlerce iğne hazırladık. Bir de esprili bir metin hazırlandı. Ertesi gün şıkır şıkır giyindik. Kadıköy vapuruna yaklaşık elli kadın, iğnelerimizle bindik. Ve şu metni okuduk.”

“Kadınlar,

Sokakta, lokantada, vapurda, otobüste, işyerinde, tanıdığınız, tanımadığınız, hoşlandığınız, hoşlanmadığınız bir takım erkekler tarafından ellenmekten, omuzlanmaktan, çimdiklenmekten, dokunulmaktan bıktınız mı?

Baygın ya da saldırgan bakışlarla süzülmek, sözle taciz edilmek, istemediğiniz şeylere zorlanmak, canınıza tak mı dedi?

Bıyık burup, size yanaşanlara tepkinizi göstermek için hiç uygun bir araç aramadınız mı?

Artık vapurdan inerken ya da binerken itilip kakılmaya dur demek istiyor musunuz?

İşte sarkıntılığa karşı süper bir koruyucu: karşınızda göz süzen peşinizden gelen, bizi aşağılayan laflar geveleyen, bıyık burarak yalanan, bacaklarınızı süzen, elleyen, koklayan, bakan, saldıran tüm erkeklere karşı küçücük taşınması kolay ama etkili bir silah.

Şimdi size harika bir ürün tanıtmak istiyorum.

Elimde gördüğünüz bu mor iğne paslanmaz çelikten olup, nikel-krom alaşımlı olup, 7 cm uzunluğundadır.

Üzerinde bulunan mor kurdele tüm giysilerinizle kullanabileceğiniz bir aksesuar görünümündedir. Bu şık aksesuarın aynı zamanda size sarkıntılık edenlere karşı savunmanızda bir araç olduğunu şimdi size göstereceğiz.

Hareket şu.. Hiç acımadan batırın, korkmanıza gerek yok, tetanos yapmaz. Bu iğne mor iğne kampanyasının bir ürünüdür. Kampanya grubumuz kadınlardan meydana gelmiş olup, elle sözle, gözle yapılan sarkıntılığa karşı etkin ve kalıcı önlemler geliştirmeyi amaçlamaktadır.”

Mor iğne aslında evde, işyerinde ve sokakta “bedenimiz bizimdir cinsel tacize hayır” kampanyasının sokaktaki koluydu.

Karakuş mor iğne kampanyası kapsamında bir gece kadınların giremediği arka sokaklara, mekanlara istinaden bar ve meyhaneleri dolaştıklarını ve erkeklere bu durumu anlattıklarını aktarıyor. Ancak erkek medya ertesi gün bu eylemi “Kadınlar meyhane bastı” diye haberleştirmiş.

 

Kaynak: Bianet 

Yazının tamamı için lütfen tıklayın

Related posts

Yorum Yap